Menü Kapat

InsurTech’te 5N1K

Insurtech, 2017 yılında Türkiye sigorta sektörüne hızlı bir giriş yaptı. 2018 yılında daha fazla konuşacağımız ve konuyla alakalı gerçekleştirilen faaliyetlerin sonuçlarını göreceğimiz Insurtech# sektörde şirketlerin sıralamalarını değiştirebilecek, bazılarının ticari faaliyetlerini sonlandırmasını sağlayabilecek kadar etkili bir değişim olarak karşımıza çıkacak. Sigortcılar için “köprüden önceki son çıkış” olarak adlandırılan insurtech’le alakalı bilinmesi gerken temel kavramları, sıklıkla kullandığım bir yöntem olan ve ana çerçeveyi eksiksiz çizdiğini düşündüğüm 5N1K yöntemi ile özetlemek isterim. 5N1K yönteminin bir sonraki aşaması olan ve insurtech’le alakalı yapacağım bir SWOT analizi ise diğer bir yazının konusu olacak.

5N1K televizyonda izlediğimiz haber programından çok önce iş dünyasında kullanılan bir analiz methodu. Çözümün oluşabilmesi için sorunun iyi anlaşılması gerektiği temel kuralından yola çıkarsak, 5N1K analizi insurtech gibi karmaşık olabilecek bir kavramı basitleştirerek anlamamıza giden yolda ilk adımımız olacak. 5N1K; ne, neden, nasıl, nerede, ne zaman ve kim sorularının baş harflerinden oluşan bir kısaltma. Ne sorusu ile konunun genel bir adlandırması yapılır, neden sorusu ile amaç belirtilir, nasıl sorusu ile yöntem ifade edilir, nerede sorusu ile mekan ve yer kavramları açığa kavuşturulur, ne zaman sorusu ile süre ve süreç detayları belirtilir ve son olarak kim sorusu ile ilgili veya sorumlu kişiler ifade edilir.

5N1K analizimizdeki ilk sorunun cevabı, yazının başlığına da adını veren insurtech. İngilizce sigorta (insurance) ve teknoloji (technology) kelimelerininin birleştirilmesi ile elde edilen bir kavramlar bütünü. Sigorta ve teknoloji kelimelerini de içine alacak şekilde bir açıklama getirirsek, sigorta şirketlerinin ortaya çıkan teknolojik yenilikler ile birlikte geleneksel ve artık değiştirilmesi konusunda herkesin hemfikirolduğu yapılarını zamanın koşullarına uygun hale getirmeleri yolunda yaptıkları her aktiviteyi kapsayan geniş bir tanım. Bu tanım, ilk sorunun cevabını verecektir.

İkinci soru olan neden ise insurtech’in felsefesi hakkında bize bir fikir vermekte. Bu yolda yürüyen sigorta şirketlerinin motivasyonlarını kabaca iki gruba ayırabiliriz: İnsurtech’in gerekliliğini ve önemini önceden görerek aksiyon alanlar ve “yumurta kapıya dayandığı” veya diğer sigorta şirketleri bu yola zaten çıktığı için aksiyon alanlar. Dolayısıyla ilgili sigorta şirketinin özelliğine göre karşımıza iki adet neden sorusu cevabı çıkacak. Bu iki grubun önemli farklılıklarını bir kenara bırakırsak, insurtech’in ortaya çıkmasının nedenleri arasına 2008 yılındaki geniş kapsamlı resesyon yıllarında şirketlerin operasyonel kar elde etmek zorunda kalmaları, yatırım gelirlerinin ciddi düşüş sergilemesi, dünya genelinde yatırımcıların risk iştahlarının ciddi şekilde düşmesi gibi iktisadi nedenler de sayılabilir.

Üçüncü sorunun cevabı ise aslında binlerce cevabı olan ve bu yoldaki kişilere/şirketlere başarıyı getirecek olan kilit cevap. Sigorta ve reasürans şirketlerinin bu yakıcı ama aynı zamanda yaratıcı dönüşümü nasıl gerçekleştirecekleri, günlük dildeki tanımlamalarımızla “dananın kuyruğunun koptuğu nokta”. Sigorta ve reasürans şirketlerinin kendi bünyelerinde oluşturdukları inovasyon ekiplerinden, insurtech alanında faaliyet gösteren bebek şirketleri (start-up’lar) bünyelerine katmalarına kadar, ortaya çıkan teknolojileri taklit etme amacına dönük bekle-gör politikalarından insurtech yaygınlaşmadan önce şirketi başka bir sigorta/reasürans grubu ile birleştirmeye kadar birçok faaliyet neden sorusunun cevabı. Bu farklı yaklaşımların hangisi veya hangilerinin doğru olduğunu sular durulunca ayakta kalan şirketlerin hangileri olduğuna bakarak anlayabileceğiz. Her yöntemin kendine göre kolay yönetilebilir tarafları veya zorlukları mevcut. Kendi inovasyon ekibini kurmak maliyetli ve uzun/orta vadede sonuç verebilen bir eylem iken, bebek şirketleri almak iki şirketin uyum problemlerinin ortaya çıkması, bu alandaki bilgi kirliliği ve fayda-maliyet analizlerinin doğru gerçekleştirilememe ihtimalleri gibi olumsuzluklara sahip.

Dördüncü sorunun cevabı ise, sorular arasında en basit olanı. Cevabı ise hemen! Önceki yıllarda dutluk (bu tanımlama için Fatih Bey’e teşekkür ederim) olan insurtech alanında halen boşluklar ve fırsatlar mevcut. Ancak hızla azalmakta ve birçok köşe taşı çoktan kapılmış durumda. İktisat biliminin temel kanunu gereği insurtech’e olan talep, alandaki bütün maliyetleri arttırarak katlamakta. Aktif olarak bu dönüşümün içerisinde olmayan ve geleceğini Chief Digital Officer’ının (dijital dönüşümden sorumlu yönetici) ellerine bırakmamış şirketleri ise zor günler beklemekte. Dünyanın en büyük on sigorta-reasürans şirketi listesinde ciddi değişimlerden, satın almalardan veya iflaslardan bahsediyoruz ki çok geniş bir kesimin olumsuz etkilenebileceği değişimler bunlar.

Beşinci ve son soru olan kim ise sigorta ve reasürans sektörleri gibi zaten geniş bir ekosistemde faaliyet gösteren bütün tüzel veya gerçek kişileri kapsamakta. Milyar dolarlık büyüklüğe ve yüzyıllar süren bir tarihçeye sahip olan şirketler ile haftalar önce bir kafede kurulmuş bir oluşumu bile bir araya getirebilecek büyük bir ekosistem. Sigorta ve reasürans şirketlerinde yer alan bütün süreçler ve bu süreçlerle alakalı yeni bir söz söyleyebilecek herkes bu ekosistemin bir parçası ve bizim son sorumuzun da cevabı olacak.

#InsurTech, #AizaConsulting, #InsurTechLeap, #ZeynepStefan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir